2 Haziran 2013 Pazar

TANRI KOMPLEKSİ

Kalp ve Beyin cerrahları arasında rastlanan bir hastalık vardır.
Yaptıkları iş, hayat kurtarmak, yaşatmak, can vermek gibi kavramlarla örülü olduğu insan hayatını ellerinde tuttukları için bazıları bir süre sonra komplekse kapılmaya başlarlar.
Bu rahatsızlığın adı  '' Tanrı Kompleksi '' dir.

Anlaşılan o ki
Bizim çok değerli ve sayın bir o kadar da çok çok çok sevdiğimiz Başbakanımızın da böyle bir ruhsal problemi var.

Sanırım kendisi '' Peygamber kompleksi '' ne kapılmış.

Yukarıdaki çok çok çok sevgiyi şöyle açıklayabilirim.
Sokaktaki herkes günlerdir, anacak sevdiğiniz insanla yapabileceğiniz bazı şeyleri Başbakanla yapmak istediğinden söz ediyor.
Çok çok çok sevdiğimiz izlenimini buradan edindim.

Gelelim Peygamber Kompleksine..

Adamcağız nasıl böyle bir komplekse kapılmasın ki ?

Sen İETT Garajı Bakım Onarım Servisinde teknisyen ol, sendika mendika ayağına takılırken Refah Partisi gençlik kollarından Erbakan Hocanın dizlerinin dibine yerleş.
Sonra kimsenin, senin aday bile olduğunu bilmediği bir seçimde, basiretsiz ve beceriksiz Türk solunun son anda İlhan Kesici' nin karşısına Zülfü Livaneli' yi çıkartması sayesinde oyların bölünmesiyle bir gecede İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı ol.
Topu topu 3 yıllık Başkanlığın sırasında 1 milyar dolar para yap. ( dikkat dolar milyarından söz ediyorum )
Sonra o dönemin hükümeti salak gibi, sırf şiir okudun diye seni görevden alıp hapse göndersin, üstüne bir de kahraman ol.

Depremde beceriksizliği tavan yapan hükümet, başbakan yardımcısının yüzüne anayasa kitabı fırlatan Cumhur başkanı, ekonomik kriz, elindeki Apouyu bile asamayan koalisyon falan derken, Mesut Yılmaz' ın yerini kapan Erkan Mumcu ile Tansu Çiller' in boşluğunu dolduran derin devlet Mehmet Ağar merkez sağı senin yolundan çeksin. Üstüne üstlük Kemal Derviş' le  Hüsamettin Özkan'da  İsmail Cem'e kazık atınca
( adamcağız bu yüzden kahrından öldü ) yolunda kimse kalmasın.

Herkes senin ekmeğine yağ sürerken sen o milyar dolarla seçilemeyeceğini bile bile ampul partisini kur.

Sonra geri zekalı Deniz Baykal' ı Cumhurbaşkanlığı vaadi ile kekleyip, mazbatası iptal edilen jet Fadıl'ın yanına aynı bölgedeki CHP millet vekilini de istifa ettirtip orada seçim yolunu açtır, ara seçim yaptır,
Başbakan ol.
10 buçuk yıllık iktidarında diğer seçeneklerden tiksinmiş, cahil halkımın oylarını satın alıp bunun yanına sandık oyunlarını da ekleyerek her seçimde oyunu biraz daha arttır. Bütün bunlar yetmezmiş gibi yargıyı , medyayı ele geçir, orduyu lağvet. Milleti de dandik televizyon dizileri, şike muhabbeti,yerli otomobil gibi konularla uyutup, 1994 ten bu yana 18 yılda servetini 730 kat arttır.
Etrafındaki yalakalar, herkes kul sen padişahmışsın gibi el pençe divan dursun...

E adamcağız ( inançları gereği tanrı olamayacağı için mütevazi davranıp ) peygamber kompleksine kapılmasın da ne yapsın...

Baksanıza ağzı bozuk Fatih Altaylı bile acaba bir şey der mi diye korka korka, nefes nefese, eşelene eşelene tir tir titreyerek konuşuyor adamın karşısında...

Halbuki Başbakan dediğin kim ?
Senin personelin. maaşını sen ben veriyoruz... Altındaki araba da senin benim, oturduğu konutta..
bir yığın işim gücüm var ben uğraşamam diye arsa ya da araba alıp satarken emlakçıya, muameleciye , hukuk işleri için avukata vekalet vermiyormuyuz. kurban keserken bile kasaba vekalet veriyoruz..
Ne farkı var Millet Vekili nin onlardan..  Onlarda bizim yol, su , elektrik, güvenlik gibi ihtiyaçlarımızın karşılanması için parasını vererek çalıştırdığımız adamlar değil mi...

O kadar cahiliz ki bunu ne seçmen biliyor ne seçilen..
Onun için bu komplekslere kapılıyorlar..

Muhtemelen Başbakanın etrafında ona doğru enformasyon sağlayacak kimse de yok.. Ya korkudan söyleyemiyorlar ya da yalakalıktan sadece duymaktan hoşlanacağı şeyleri işlerine geldiği kadar söylüyorlar..

Demiyorlar ki bu konunun ağaçla falan alakası yok.  Başlangıçta biz de öyle zannetmiştik ama sizden nefret eden çok büyük kitleler var diyemiyorlar.
İş pek öyle üç beş marjinal çapulcu işi değil , binler 10 binler değil 100 binlerce insan sokaklarda.. Polis işin bokunu çıkarttı yaşlı genç kadın erkek çoluk çocuk demeden herkesi gazlarla boğdu.. Kaçışırken ezilen, polis tarafından darp edilen yüzlerce yaralı var diyemiyorlar..

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Valiliği sırasında gösterdiği üstün yalakalığı ile İç İşleri Bakanlığı mertebesine yükselmiş Muammer Güler' in verilerine göre İstanbul'un hemen hemen her semtinde , ülkenin bir çok şehrinde 90 dan fazla noktada toplanmış insan selleri var..

Polis bu kalabalığın karşısında dayanamıyor .. Karakolardaki bütün göt göbek masa başı polislerini topladık . Adamlar ne kask takmayı ne jop kullanmayı biliyor, Muhteşem Yüzyılın Mohaç Meydan Muharrebesi figüranlar gibi çok komik görünüyoruz... Halk acziyetimizi anladı.. Ne kadar sert çıkarsak çıkalım evlerin, camilerin, okulların içine kadar gaz bombaları attık yine de başa çıkamıyoruz bizim barikatlarımızı söküp bize barikat kuruyorlar çekilmek zorunda kaldığımız yerlere tekrar giremiyoruz...

Hani o televizyonda protestocuların darp ettiği belediye otobüsleri diye gösterttiğimiz otobüsler var ya onları da oraya millet kaçışamayıp ezilsin diye biz barikat olarak koyduk, yoldan geçen belediye otobüsüne saldırılmış falan değil yani. İşi yüzümüze gözümüze bulaştırdık..

Millet gaz kokusundan Cihangir' de, Gümüşsuyu' nda Kurtuluş' ta cam açamıyor. Üç Beş tane ağaç için direnen, bir avuç eylemciden sokağa dökülmüş ve sizden nefret eden milyonlar yarattık diyemiyorlar..

İETT garajından Başbakanlığa gelmiş bir adam bu kadar aptal olamaz.  Diyebilseler anlayacak..

Ama Başbakan Peygamber Kompleksine öyle kapılmış ki Allah'tan sonra kendisi var sanıyor..  Onun için de kimse ağzını açamıyor.. O da hala ağaç meselesi sanıyor .. Hala CHP ye verip veriştiriyor..

Böyle büyük bir organizasyonu yapmak kiiiim CHP kim. Nerede CHP de o kabiliyet..
Başka bir iş yapamadığı için okulda kalıp doçent, profesör olmuş ne kadar kifayetsiz adam varsa onları doldurmuşlar koskoca Atatürk' ün koskoca CHP' sine. Başına da emekli SGK genel müdürü zavallı bir adamı koymuşlar..  Adamın kendine hayrı yok...Hem memur, Hem emekli.. Adamın liderlik vasfı yok ki neye faydası olsun...

Sonuç olarak bu olup bitenin ağaçla falan alakası yok.. Bu tamamen Tayyip Erdoğan'a, o saygısız, pervasız kahvehane ağızlı üslubu ile herkesi yaralaması, kaç çocuk yapacağımızdan ne yiyip ne içeceğimize kadar karışmasından, hayat tarzımıza yapılan umursamaz müdahaleden ,bu milletin islami değerlerden başka  değerleri de olduğunu kavrayamamasından, her milli bayramda bir bahane uydurup ortadan kaybolmasından, özetle aptal yerine konulmaktan duyduğu öfkenin sonucudur... Ve bu durum. tamamen örgütsüz bir sivil reaksiyondur...

Olup bitenden kimse kendine siyasi çıkar sağlamaya çalışmasın .

Görüntünün hiçte güzel olmadığı herkesin , eylemlerin içinde yer alan kalabalıkların bile söylediği bir gerçektir..
Sorumluluğu üzerine alıp 30 yılda 35 bin şehidi hiçe sayarak PKK ile bile barışan bir Başkabakana özür dileyip halkı ile barışmak yakışır..

Yoksa bu işler nereye varır bilinmez...
Ya yine dandik televizyon dizilerimize döner survivor, popstar falan izleyip daha hızlı bir şekilde İran'a doğru gideriz.. Ya da bu hareketi organize etmesi için başka bir Atatürk çıksın diye dua ederiz.. Ya da 80  öncesine başka bir pencereden bakarken kendimizi buluveririz..


Yoksa kimsenin taksim projesi ile bir alıp veremediği yok..
Bende isterim, işkal kuvvetleri takımlarını yendiğimiz, General Harrington Kupasını alıp İngilizleri mosmor ettiğimiz, Romanya ile 2- 2 berabere kaldığımız ilk Milli Maçımızı oynadığımız Taksim Stadı olarak kullanılan Topçu Kışlası orada yükselip milli bilincimizi ve şuurumuzu uyanık tutsun.. 86 da MSÜ ye girdiğinmden bu yana daha sık gidip geldiğim Taksim'deki, Sovyet anlayışından kalma çirkin, simsiyah AKM binasının yıkılıp  yerinde Sidney'deki ya da Paris' teki gibi gurur duyulacak yep yeni bir AKM Oplera Binası yükselmesini..
77 deki kanlı 1 mayıstan sonra bu ilkedeki herkesin hayali değil midir Taksim'in tamamen yayalaştırılıp Anıt Meydan olması.. O güzelim kilisenin etrafındaki dandik hamburgercilerin kaldırılıp, o eserin görünür hale gelmesi..

Bunlar çok güzel sözler..

Hiç gereği yokken bir ihtiras uğruna Taksim' e cami yapma inadından vaz geçilse bir de...
Varsın o da olsun.. Maksim' in yeri olabilir duruyor gerçekten.

Ama bu toplum bir özrü, kesinlikle hakkediyor Kasımpaşa' lının ağzından...
Seçildiği gün verdiği , bana oy vermeyenlerin de Başbakanıyım sözünü hatırlamalı ve özür dilemelidir.











1 Haziran 2013 Cumartesi

Taksim Meydan Muharrebesi

Taksim Meydan Muharebesi

Bütün televizyonlar Taksim' de ama yayın var mı ? yok. Halk sakin.. diğer bölgelerden haberler alıyoruz...harbiye karışmış haberi geliyor.. Ardından Kadıköy' de toplanıldığı haberi geliyor. polisle protestocular yan yana oturuyor.. aynı kafeden birlikte sıraya girip alış veriş yapıyorlar...bir birlerine su ikram edip herkes rolunü oynayacağı zamanın gelmesini bekliyor..  Gittikçe Taksim nufusu artıyor.. Gümüşsuyu ve Tarlabaşı' ndan koşarak ve kaçarak insanlar geliyor...

Gezi parlkının girişindeki merdivene polisler konuşlanmaya başlıyor.. hemen ardından halkla polisin arasına belediye otobüslerinden barikatlar kuruluyor.. 

Bu arada çok komik birşey oluyor..
timler halinde sivil plosler geliyor gündelik kıyafetleri üzerine kasklartakıp joplar kuşanmışlar.. ama bunlar göt göbek masabaşı polisleri.. hayatında ilk defa kask takıyor . pantolunu kıçından düşüyor.. koşacak nefesi yok sıralı bir tim gibi bile hareket edemiyorlar..her yanlarından zavallılık akıyor.. 

işte bu polisi bitiren görüntü..

Görüntüde tay gibi robocoplar var hep.. hepsi yakışıklı çocuklar... :) ma yetmemiş demek.. devlet halkından nasıl korkuyorsa masabaşındaki göt göbekleri de getirmiş... Halk bu zavallılığı görünce kendi gücünün farkına varıyor....
halkın ezici nufus yoğunluğu karşısında, polise geri çekilme emri geliyor.

halk polisin şaşkın bakışları arasında slogan tarak geziye giriyor..Polis slogan atanları izliyor.. müdahale yok.. Kalabalık polisin belediye otobüslerinden kurduğu barikatların arasından geçmeye çalışıyor..

Birden ne olduysa hareket başlıyor.. birden bire gaz yağmaya başlıyor.. Anlaşılıyor ki bu bir imha planı.. Polis Akm ye doğru geri çekilipparkın girişini halka açarken aslında herkesi çoıkışı olmayan bir alana topluyor.. ve rüzgarı da arkalarına alarak gaz yağdırmaya başlıyor..
 kaçanlar, koşanlar biribirini ezenler........epey bir kaçıp kovalamaca, taşlar, gazlar derken...parka giriliyor ... 

bir süre sakinlik limon, su, süt, gözler nefesler düzeliyor herkes birbiri ile yardımlaşıyor.. park artık tamamen protestocuların elinde.. binler , 10 binler , derken daha da kalabalıklaşıyoruz...


birden bire akm tarafından dolmabahçeye inen yol tarafı karışıyor.. gazın bini bir para..üstümüze gazlar yağıyor....ve film kopuyor.. 40 - 50 dakikalık kaçıp kovalamaca, karşılıklı gaz ve eline ne geçirdiysen at savaşı başlıyor.

ark bir anda dolmabahçeye inen yola doğru boşalıyor.. insanlar akın akın. polis püskürtülüyor..
Bu sefer polisin halka kurduğu barikatlar sökülüp sürüklenerek polise barikat kuruluyor...Polis ceylan otelin oradan can havliyle gaz yağdırıyor.
otelin bahçesindeki ağaçlar alev alıyor...Halk bir daha yükleniyor. Polis Hyatt otelin önüne doğru topuklayarak kaçıyor.. 

Polis can havli ile su sıkıyor, herkes sırılsıklam.. ardından gazlar yağıyor yeniden... ciğerlerimiz gözlerimiz yanıyor.. herkes körleme bir kaçışma içerisinde .. toplanıp yeniden yükleniyor.. bu sefer polis belediye otobüsleri ile kurduğu barikatın ardından ateş açıyor.... Bu onların sonu... dolmabahçeden , maçkadan sokaklarda polis kovalanıyor.. kaçarken jopları,  kalkanları,  dizlikleri,  kollukları,  kaskları düşürüyorlar...


Sonra bakıyorsunuz ki yerler boş kovan dolu... Tayyipte millete hala ağaç, plastik mermi falan diye masal anlatıyor...

Bu gün Taksimde olanları Tayyip halka bir ağaç meselesi olarak anlatıyor hala.. olup bitenin Ağaçla alakası yok.. Olanlar yaşam biçimlerine aşırı müdahale edilen insanların sabırlarının taşmasıdır... Yalnız bu durum önemli bir eşiktir...bu gün zafer kazanıldı zannedip tatmin olacak mıyız yoksa bunu sonuç alana kadar tırmandıracak mıyız...???
Dışarıda hala helikopter ve sirenlerin sağır edici gürültüsü devam ediyor...
Taksimi yalnız bırakmayın... Öğle saatlerinde Tayyip efendi, gevrek gevrek konuşup, yılışık yılışık gülerek onların 20 bin topladığı yere 100 bin, 100 bin topladığı yere 1 milyon toplarım diyordu... Taksim bugün 1 milyonu aştı.. halk Taksim' e sığmadı... 
Topla bakalım Tayyip efendi 1 milyonu aştığımız yere kaç kişi topluyorsun... adam sidik yarıştırıyor ilk okul seviyesi zekası ile... Evinizde kalmayınn.. televizypnlarda hiç bir şey yok.. size halkın belediye otobüslerine saldırdığını falan anlatacaklar... Onlar otobüs değil.. polisin halk kaçışırken sıkışsın ezilerek ya da gazdan daha fazla etkilenerek maksimum zarar görsün diye kurduğu barikatlardır. ama bu sel gibi çağlayan halkı duruduramazlarrr... Dışarı çıkın .. sadece dışarıda olmak bile sizi direnişin bir parçası yapar ve direnişin sesinin daha yüksek çıkmasını sağlar... Kmse evde oturmasın.... nöbet değişin... taksimde yorulanların yerine yenileri gitsin.. Gümüş suyu , dolmabahçe, tarlabaşı, harbiye her yönden Takime insan geliyor.. Taksimi bırakmayın.. yarın daha da kalabalık olun... artarak güçlenen bu çığ Ankara' ya kadar gider......Ama bu gün milletin gazı alındıysa. ve herkes pazartesi işine gücüne dönecekse bizden bir bok olmaz....

15 Kasım 2012 Perşembe

Komplo Teorisi


1 Araç trafiği yer altına alınmalıdır.
2 Meydandaki taksim başlangıçlı otobüs hatlarına yer altında alan oluşturulamaz. Muhtemelen o hatlar kaldırılacaktır.
3 Taksim'de şu anda park olan yer eski taksim stadıdır. Tarihi futbol maçlarının fotoğraflarında görünen bina da o kışladır. İsterseniz Taksim'e stadı da yeniden yapalım...
4 İhtiyaç olsa idi o kışla binası yıkılmazdı zaten. Her ölüyü diriltmeye gerek yok zaten...
5 Eğer bütün ölüleri dirilteceksek Cevahir AVM'nin önünde olması gereken ve inşaat sırasında seneler içerisinde yavaş yavaş tuğla tuğla sökülüp traşlanarak yok edilen gar binasını da yerine geri koyalım.
6 Devletin ve belediyelerin idarecileri kendini padişah zannetmekten vazgeçip bizim personelimiz oluğunu anlayana kadar anket falan yapılmaz... Nurettin Sözen'de kimseye danışmadan geleneksel kırmızı otobüslerimizi iğrenç turuncu ve mavi yapmıştı... Sonra da anket yapıyormuş gibi yapıp sadece boyama şeklini sordular ve yine bildiklerine okudular.. Bostancı Sedef adası ve İnciburnu vapurlarının adını da sormadan değiştirdiler. Emin Kul kimdir acaba? Şehir hatlarını İDO'ya bağlarken sordular mı?
7 Eğer fayda sağlamak için yapılan bir proje ise yayalara kilometrelik U dönüşler yaptıran bir proje nasıl bir yarar sağlıyor olabilir... Meydan inşaatı bölüm bölüm yapılacak o tahta perdelerin üzerinden yayalar için geçici üst geçitler yapılabilirdi... Hem burası İstanbul'un en önemli hinterlantıdır... Çağlayan inşaatı gibi kolayca yapamazsınız... ki orası da ayrı bir problemdir...
8 Bu projenin temiz kalpli bir trafiksiz taksim projesi olmadığını ayırt edecek kadar yaş yaşadım. Doğuracağı arızaları engellemenin tek yolu projeye karşı çıkmaksa tamamına karşıyım...
9 Önce meydan kazıldığı için anıtı kaldıracaklar... ya da inşaat sırasında çökme oldu anıt hasar gördü , tamire gönderdik falan diye anıttan kurtulacaklar... Herkesin gözü inşaat halinde anıtsız Taksim'e alışacak...
10 Sonra kışla binası inşaa edilerek alış veriş ve kültür merkezi yapılacak...
11 Onun ardından burada Osmanlı Türk sentezi tarihi kışla binasında mis gibi kültür merkezi var.. Şu kominist sovyet modeli çirkin simsiyah AKM binasından kurtulalım... Zaten ihtiyaç da yok, yeni kışla binası bu işi gayet güzel görüyor diyerek AKM'den kurtulacaklar...
12 veeeee boşalan alana da kooocccaamann,  senelerdir olsun diye uğraştıkları camiyi yapıverecekler...
13 Bilmem bu komplo teorisi mi, ama aklıma bir çırpıda geliverdi...

1 Haziran 2012 Cuma

Kürtaj..............

Her kes bu RTE denen adamın uydusu olmuş. O bir şey işaret ediyor.

Hep bir ağızdan her kes onu konuşuyor...

Günlerdir TV ve Sosyal ağlarda Kürtajdan başka

bişey konuşulmaz oldu.. Ne THY grevi kaldı ne

Ergenekon, ne şike davası, ne memur zamları, ne

de başka bişey.. Adamlar canlarının istediği

gibi oynuyorlar bizle.. Önümüze bir kemik atıp

onunla oynamamızı seyrederken bir yandanda diledikleri şeyi

yapıyorlar....

 Daha da kötüsü biz o kemikle oynarken de

bizi istedikleri kıvama getiriyorlar.. Bir kişi de

ayılıp, konudan sapıyoruz esas mesele o değldir

demiyor.. Kürtaj haktır herşeyden önce kadın

hakları ile falan da alakası yoktur. İnsan hakları

ile alakası vardır... ( kadın kendini insan olarak

görmez mi ki insan hakları tartışacağımıza kadın

hakları tartışırız onu da pek anlamış değilim )

Adamlar sağlık sepeplerinden falan bahsedip

konuyu sulandırıyor.. Karşı olduğunu sanan taraf

ta kendini kanıtlamak için ama tecavüz ,

savaş suçları falan diye adamların karşısında

eveleyip geveliyor.. Kendini aydın sanan

dangalaklar biraz karşı tarafı anlamaya çalışma

zahmetine katlanıp onların argümanları ile karşı

çıksa salaklar apışıp kalacak. Sen konuyu esastan

uzaklaşıp sadece tecavüzden sonra kürtaj

olunuyormuş gibi savunmaya kalkarsan

adamlarada ne var ki tecavüz çocuğuna devlet

bakar diyiverirler.

Kimse çıkıp söyleyemiyor kürtaj bir hak ve

ihtiyaçtır diye... Herkes çocuk sahibi olmak

istemeyebilir. Kimisi hiç çocuk istemeyebilir.

Kimisi 3. 4. çocuğu istemeyebilir. Kadın vücudu

her ay gebeliğe hazır hale geliyor diye 9- 10 ayda

bir hamile mi kalması gerekiyor..?  Siz sadece

tecavüz madurlarından bahsederek kürtajı

savunursanız adamlar sizi donunda sallar. Evli

bile değilken kimse çocuk sahibi olmak istemez.

ya da çok azınlıktadır. Durumun da cinayetle falan alakası yoktur.

Belli bir haftaya kadar sadece tohumdur. Hem tıbbi hem dini kaynaklar bunu her zaman doğrulamıştır.


Ama konuyu sürükleye sürükleye getirdikleri

nokta.. Sanki kürtaj yasa ile zorunlu bişeymiş de

doğurma haklarını geri istiyorlarmış , biz de

onların doğurma haklarını engelliyormuşuz gibi bir durum var ortada...

Bu mudur...?

Evet şu an tartışılan resmen bu dur..


Aydın geçinen bilirkişi tayfası adamların istediği

yönden konuyu tartışmaya devam ederse ana

fikirden uzaklaşır ve bu durumda aslında kürtajın

olmaması gerekn bir şey olduğunu sadece sağlık  sorunları olduğunda

ve tecavüz durumlarında olabileceğini baştan

kabul etmiş durumuna düşerler. ...Ve tam da bu

durumdadırlar. Sonra ne olacak ?  Pazarlık edilip

yasaya böyle bir makyaj yapılacak ve  hafta

sınırlaması darltılacak.. Şaşkın aydınlar da zafer

kazandıklarını zannedecek .. Ama adamlar sizi

istediği noktaya getirmiş olacak aslında..

Esas mesele dini olduğu iddia edilen kendi yaşam biçimlerinin hakim olduğu

bir toplum yapısı oluşturmak..

Diyecekler ki siz evli bile değilken nasıl birlikte yaşıyorsunuz.

Bu olmaz.... Sevgili mi o da ne .. ? Çok ayıp..

Evlenmeden birlikte olmak yasak...

Nerde Moda' da sokakta bira içenler ?

Asmalı' nın sokak zenginliği nerede ?

Hatırlamıyorsunuz bile değil mi ?

Sonra evli olmayanlar arasındaki ilişkinin zina sayılması, ardından zinanın suç sayılması , recm cezası falan

gelecek.. Zaten zina nedir ki ?  O bile göreceli

aslında...

Kuranı bilmeden ve anlamadan bu

adamlarla tartışamazsınız . Asla da

kazanamazsınız.. Çünkü pis arap adetlerini ve

kendi cahilliye geleneklerini , karacahil

seçmenlerine din diye yutturdukları gibi size de

yutturuyorlar.. Siz de hak hukuk falan diye lafa başladığınızda

onların seçmeni gözünde yaya kalıyorsunuz.

Kur' anda tek bir ayet bile olmayan konularda hükümler veriyorlar...

Kur'anda imam nikahı diye bir kavram yoktur.

Nikah bile yoktur.. Sadece karşılıklı hakların

korunması için birlikte olunduğunun, birbirine eş

olunduğunun şahitler tarafından biliniyor olması

yeter ve geçerlidir. Bunu bile bilmeyen aydın

tayfası, cahile sarıp oy alan, dinin esas düşmanı,

din tacirleri ile başa çıkamaz..



Özetle aydın geçinen çok bilmiş tayfası siz bu

cahillikle, cahilin üzerinden oy alanlarla

mücadele etmeniz mümkün değil.

Bu kafa ile  '' Yetmez ama evet '' diyenler gibi AKP ye farkında

olmadan destek olursunuz o kadar...

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Başbakan' ın Serveti ....

Başbakan’ın 18 Yılda Serveti 730 Kat Arttı | Selçuk Haber - Selçuk Efes Haberleri - Selçuk Bölge Hab
www.selcukhaber.com



Bütün zamanların en berbat İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen' in ardından İstanbul' a Kimin Başkan olacağının da belirlleneceği 1994 Yerel seçimlerinde; taraflı tarafsız herkesin üzerinde uzlaştığı ANAP adayı İlhan Kesici' nin Başkanlığına neredeyse kesin gözü ile bakılıyordu. Nurettin Sözen rezilliğinden ders çıkaramamış basiretsiz ve beceriksiz sevgili sol kanadımız son dakikada İlhan Kesici ' nin karşısına Zülfü Livaneli ' yi çıkarıyordu... Son derece medeni iki adayın kendilerinden daha medeni kampanyaları ile hangisi olursa olsun tüm problemlerimizin çözüleceği duygusu ülkede iklimine hakim olmuştu. Seçim gecesi merkeze yakın bölgelerden gelen sandık sonuçları iki aday arasındaki yarışın 100- 150 oy gibi bir farkla sonuçlanacağını gösteriyordu. Her ikisinin de istanbul için çok hayırlı olacağı duygusu ile herkes yatağına yattı o gece... Sabah kaltıklarında ne mi olmuştu ? :))))

Gece herkez uyurken şehrin dış semtlerinden gelen oylar da sayılmış ve herkesin, adını hayatlarında ilk kez o sabah duyduğu Refah Partisi adayı Recep Tayyip Erdoğan artık İstanbul Belediye Başkanı olmuştu :)))) Hepimize Hayırlı olsun........


Eğer servet sahibi birisi isen 18 yılda bunu değil 730 kat 1730 kat bile arttırabilirsin.. Bu matematikte bir tuhaflık yok... bence çok ta normal olmayan esas durum şu...

İETT de bakım onarım şefliği tamirhanesinde teknisyenken.. sendikada işçi temsilciliği yapmaya başlayıp oradanda Refah Partisi gençlik kollarına katılan bu delikanlı, kucağına düşen istanbul belediye başkanlığı görevini sadece 3 yıl sürdürebilmiş ve 3 yılın sonunda görevden alınmıştı.. Görevden alındığı tarihte bu günkü AKP nin ana kaynağını oluşturan Bir milyar dolar parası vardı... Esas sorulması gereken budur.. Nasıl oluyor da oluyor...?

4 Nisan 2012 Çarşamba

Bağış' la Bizi Scotty...........

www.youtube.com
‎1.3.2012 - Bagis attends HARDTALK on BBC WORLD - Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış BBC'de yayımlanan Hardtalk programına konuk oldu.

Bağış : Tutuklu Gazeteciler Tecavüzcülük Gibi Suçlardan Dolayı Hapiste



Utanmaz yalancı... yüzündeki ifade bile nasılda suçlu çocuğun vazoyu başkası kırdı demesi gibi korkak ve inandırıcılıkten uzak...

Arkadaşım :  ABİ GERÇEKTEN GAZETECİLERİN BİR DOKUNULMAZLIĞI FALAN MI OLMALI DİYE DÜŞÜNÜYORSUN. GAZETECİ TECAVÜZ SOYGUN SUÇUNDAN VE TECAVÜZ SUÇUNDAN CEZA ALMASIN TARAFTARIMISIN. SENDE OLMAYAN BİR ÖZGÜRLÜK NEDEN GAZETECİDE OLSUN. FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ İSE İNANÇ ÖZGÜRRLÜĞÜNÜN ÖNÜNÜNDE AÇILMASI GEREKMEZMİ? FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ SIRF BİRİSİNDE BASIN KARTI VAR DİYE İSTEDİĞİ GİBİ BENİM HAKKIMDA İLERİ GERİ MESNETSİZ ATIP TUTMASINI GEREKTİRMEZKİ. BUNLAR ATIP TUTARKEN YALAN VE SİSTEMATİK BİR YIPRATMA POLİTİKASI İLE BUNU YAPTIKLARINDAN YARGILANMIYORLARMI. GAZETECİ OLDUKLARI İÇİN DEĞİL DARBECİ PEZEVENKLERİN EKMEKLERİNE YAĞ SÜRDÜKLERİ İÇİN İÇERDELER. KANUNLARIDA EGEMEN BAĞIŞ YAZMADI HER HALDE VEYA HAKİM VE SAVCIDA DEĞİL BU EGEMEN.



Ahmet Gül :  Canım Kardeşim Bir çok konuda hem fikir olduğumuzu gayet iyi biliyorsun.... Benim yazma dürtümü kışkırtmak için satırlarca yazıyorsun belki :) biliyorsun ki gaza gelirsem yüzlerce satır cevap yazabilirim.. özetle sana sadece şunu söylemek istiyorum . Haklı olmak ile haksız olmamak arasında dağlar kadar fark vardır. Ropörtajı yapan adam AHim deki 1000 kadar gazeteci davasındab bahsediyor. AHİM e sıra gelmemiş bir yığın adam var. Tabiii ki tecavüz ya da hırsızlık suçu işleyen birisini gazeteci olmak kurtarmamalı. Ama gazeteci de korkmadan yazabilmeli. benim korkmadan konuşabildiğim gibi. Bahsi geçen kişilere isnat edilen suçların ne kadarı gerçek.. yasayı yapan kim ? yasayı yapanı seçen ne kadar bilinçli? gerçekten yargının bağımsız olduğuna inanıyor musun ? siyasi görevleri üstlenen adamlar intikam peşine düşerse görevlerini yerine getiremezler. adalet ve kanunsa bu herkes için geçerli olmalı. karalandığını düşündüğün siyasilerin sütten çıkmış ak kaşık olduğuna inanıyor musun ? En azından benim inanaçlarımı istismar ediyor olmaları dahi suçtan önce günahtır. Bu günahın vicdani ağırlığı yasanın cezasından daha ağırdır. Hükümetin herkesi dinlediği işlerine gelene yol açıp işlerine gelmeyeni şantajla yola getridiğini cümle alem biliyor. Kimlerin nasıl ve hangi liyakatle ne görevlerde olduğu da ayrı bir konu.. Fırsatını buldum herkesi kucağımdan geçireyim mantığı ile devlet idare edilmez. Hükümetin karşısındaki iktidarsız muhallefet sayesinde istedikleri gibi at oynatıyorlar. Mazlum ayağına yatıp halkın genetik duygusallığını kullanıyorlar. daha fazla yazmaya tahammülüm yok... Egemen Bağış Yalan Söylüyor. Ne kadar çok tecavüzcü gazeteci varmış meğerse memelekette ?

Arkadaşım : Tamam hepsi tecavüzcü değil kabul fakat ilk linç girişimini onlar başlatmadılarmı? Bu adamlar için 28 şuhalar e muhtıralar 363 ler yapılmadımı? Otobüsleri haremlik selamlık yapacaklar her kese türban giydirecekler demedilermi? Ne oldu adamlar%50 oy aldı kanun yapamazsın dediler.onlarda kendilerini korurken intikam alıyor görüntüsü verdiler


Ahmet Gül : Ben de onu diyorum :) % 50 de almadığı var....


Ahmet Gül : Ve buna da sadece ''görüntü kirliliği'' diyip geçelim o zaman ...:)))


Arkadaşım :  abi bunları yazana kadar makaleni bitirirdin:)

15 Mart 2012 Perşembe

Müslüman Türkiye

Müslümanlık ile hiç bir alıp veremediğim yok.. Hatta iyi bir müslüman olduğumu düşünüyorum.... Güzeller güzeli dinimin manasının şekilde değil kaalpte olduğuna inanıyorum. Ama kendini benden daha iyi müslüman olarak görenlerin benimle bir alıp veremediği olduğu kesin... Müslüman olmadan önce Türküm. Türk olmadan önce Çerkezim, Boşnağım, Gürcüyüm, Özbeğim. Hepsinden önce insanım....

Eyyyyy kendini benden daha iyi müslüman olarak gören insanlıktan nasibini almamış zavallı, dini yürekte değil şekilde gören cühela takımı....

Dinimizde Allah la kulun arasına girilmez...

Çık Allahımla aramızdan, safsataların ve aşşağılık siyasi emellerin, pis sakalların ve karanlık çarşaflarınla önümü kapatma. Yarattığuın gürültü ve görüntü kirliliği ve cahil tavlama dezenformasyonunla yolumu tıkıyorsun... Sizin Rezilliğinizden Cuma ya gidemez oldum. Yıldızlar şahidim.....

Allah ulaşmaya çalıştığım her yolda karşıma siz çıkıp bana engel oluyorsunuz..

İnsanlar sizden tiksinirken inançtan uzaklaşıyor...

''Ya Müslüman Türkiye ya da Hiç'' miş......

Lafın doğrusu Ya istiklal Ya ölüm .....

Yiyorsa götünüz ölün de görelim.......